{"id":85,"date":"2026-01-12T08:00:00","date_gmt":"2026-01-12T08:00:00","guid":{"rendered":"https:\/\/sosyolojikalan.com\/?p=85"},"modified":"2025-12-10T09:57:57","modified_gmt":"2025-12-10T09:57:57","slug":"yapisalcilik-postyapisalcilik-ve-postmodern-sosyal-kuram","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/sosyolojikalan.com\/?p=85","title":{"rendered":"Yap\u0131salc\u0131l\u0131k, Postyap\u0131salc\u0131l\u0131k ve Postmodern Sosyal Kuram"},"content":{"rendered":"\r\n<p style=\"text-align: justify;\"><strong>Ger\u00e7ekli\u011fe Dair Varsay\u0131mlar\u0131m\u0131z\u0131 Sarsmak<\/strong><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p style=\"text-align: justify;\">Co\u011fumuz kendimizi, kendi hayatlar\u0131m\u0131z\u0131 \u00f6zg\u00fcrce \u015fekillendiren ve d\u00fcnyay\u0131 nesnel bir \u015fekilde anlayan rasyonel bireyler olarak g\u00f6r\u00fcr\u00fcz. Peki ya bu temel varsay\u0131mlar\u0131m\u0131z, g\u00f6r\u00fcnd\u00fckleri kadar sa\u011flam de\u011filse? 20. y\u00fczy\u0131l sosyal teorisi, dil, iktidar, tarih ve ger\u00e7ekli\u011fin do\u011fas\u0131na dair en temel inan\u00e7lar\u0131m\u0131za meydan okuyan, sezgilere ayk\u0131r\u0131 ve sars\u0131c\u0131 fikirlerle doludur. Bu yaz\u0131da, yap\u0131salc\u0131l\u0131ktan postyap\u0131salc\u0131l\u0131\u011fa ve postmodernizme uzanan be\u015f g\u00fc\u00e7l\u00fc fikri inceleyerek, bizi \u00e7evreleyen d\u00fcnyan\u0131n asl\u0131nda ne kadar farkl\u0131 olabilece\u011fini ke\u015ffedece\u011fiz. Bu teoriler, sadece akademik birer egzersiz de\u011fil, ayn\u0131 zamanda ger\u00e7ekli\u011fe dair zihinsel haritalar\u0131m\u0131z\u0131 yeniden \u00e7izmeye zorlayan g\u00fc\u00e7l\u00fc ara\u00e7lard\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p style=\"text-align: justify;\"><strong>Dili Siz Yaratmazs\u0131n\u0131z, Dil Sizi Yarat\u0131r<\/strong><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p style=\"text-align: justify;\">Yap\u0131salc\u0131l\u0131\u011f\u0131n temelini olu\u015fturan bu fikir, Ferdinand de Saussure&#8217;\u00fcn \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131na dayan\u0131r ve insan merkezli d\u00fc\u015f\u00fcnceye radikal bir meydan okuma sunar. Saussure, dili ikiye ay\u0131r\u0131r:\u00a0<code>langue<\/code>\u00a0(dilin bi\u00e7imsel, dilbilgisel sistemi) ve\u00a0<code>parole<\/code>\u00a0(konu\u015fmac\u0131lar\u0131n dili fiilen kullanma bi\u00e7imi). Yap\u0131salc\u0131lar, bireysel konu\u015fma eylemlerinden ziyade, d\u00fc\u015f\u00fcnce ve anlam\u0131n temelini olu\u015fturan bu altta yatan yap\u0131ya, yani\u00a0<code>langue<\/code>a odaklan\u0131rlar.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p style=\"text-align: justify;\">Bunu bir satran\u00e7 oyununa benzetebiliriz.\u00a0<code>Langue<\/code>, t\u00fcm ta\u015flar\u0131n nas\u0131l hareket edebilece\u011fini belirleyen kurallar b\u00fct\u00fcn\u00fcd\u00fcr.\u00a0<code>Parole<\/code>\u00a0ise iki oyuncunun bu kurallar\u0131 kullanarak oynad\u0131\u011f\u0131 spesifik, tek bir oyundur. Yap\u0131salc\u0131lar, tekil oyunlardan ziyade, her oyunu m\u00fcmk\u00fcn k\u0131lan de\u011fi\u015fmez kurallarla ilgilenirler.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p style=\"text-align: justify;\">Bu yakla\u015f\u0131ma g\u00f6re, kelimeler anlamlar\u0131n\u0131 i\u00e7sel bir \u00f6zellikten de\u011fil, sistemdeki di\u011fer kelimelerle olan ili\u015fkilerinden al\u0131rlar. Bu, &#8220;ikili kar\u015f\u0131tl\u0131k&#8221; olarak bilinir. \u00d6rne\u011fin, &#8220;s\u0131cak&#8221; kelimesi, do\u011fas\u0131nda var olan bir &#8220;s\u0131cakl\u0131k&#8221; y\u00fcz\u00fcnden de\u011fil, &#8220;so\u011fuk&#8221; kelimesinin kar\u015f\u0131t\u0131 oldu\u011fu i\u00e7in anlaml\u0131d\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p style=\"text-align: justify;\">Bu neden sars\u0131c\u0131 bir fikirdir? \u00c7\u00fcnk\u00fc Jean-Paul Sartre gibi varolu\u015f\u00e7ular\u0131n &#8220;\u0130nsan ne yaparsa odur&#8221; diyerek \u00f6vd\u00fc\u011f\u00fc insani iradeyi temelinden sarsar. Sartre bize varolu\u015fumuzu eylemlerimizle a\u015fabilece\u011fimizi s\u00f6ylerken, yap\u0131salc\u0131l\u0131k tam tersini f\u0131s\u0131ldar: D\u00fc\u015f\u00fcncelerimizin ufku, biz do\u011fmadan \u00e7ok \u00f6nce in\u015fa edilmi\u015f dilbilgisel bir hapishanenin duvarlar\u0131 taraf\u0131ndan \u00e7izilmi\u015ftir. K\u0131sacas\u0131, biz dili de\u011fil, dil bizi yarat\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p style=\"text-align: justify;\"><strong>Modern Cezaland\u0131rma Daha \u0130nsanc\u0131l De\u011fil, Sadece Daha Zekice Bir Kontrol Y\u00f6ntemidir<\/strong><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p style=\"text-align: justify;\">Michel Foucault,\u00a0<em>Hapishanenin Do\u011fu\u015fu<\/em>\u00a0adl\u0131 eserinde, modern ceza sistemlerine ge\u00e7i\u015fin ard\u0131ndaki rahats\u0131z edici ger\u00e7e\u011fi ortaya koyar. Yayg\u0131n kan\u0131n\u0131n aksine, halka a\u00e7\u0131k i\u015fkencelerden hapishane sistemine ge\u00e7i\u015f, \u00f6ncelikli olarak insani bir ilerlemenin sonucu de\u011fildi.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p style=\"text-align: justify;\">Foucault&#8217;ya g\u00f6re bu de\u011fi\u015fim, &#8220;k\u00f6t\u00fc bir iktidar ekonomisi&#8221;nden vazge\u00e7ip &#8220;daha iyi cezaland\u0131rmak&#8221; i\u00e7in tasarlanm\u0131\u015f yeni bir stratejiydi. Eski sistemdeki halka a\u00e7\u0131k i\u015fkenceler, izleyiciler aras\u0131nda isyan\u0131 ve karga\u015fay\u0131 tetikleme e\u011filiminde oldu\u011fu i\u00e7in verimsizdi. Ama\u00e7, cezay\u0131 daha insanc\u0131l k\u0131lmak de\u011fil, iktidar\u0131 daha az g\u00f6r\u00fcn\u00fcr ve dolay\u0131s\u0131yla daha az itiraza a\u00e7\u0131k hale getirerek toplumsal bedene daha derinlemesine n\u00fcfuz etmesini sa\u011flamakt\u0131.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p style=\"text-align: justify;\">Yeni kurallar sistemi &#8220;daha d\u00fczenli, daha etkili, daha s\u00fcrekli ve etkileri a\u00e7\u0131s\u0131ndan daha ayr\u0131nt\u0131l\u0131yd\u0131; k\u0131sacas\u0131, ekonomik maliyetini azalt\u0131rken etkilerini art\u0131ran&#8221; bir yap\u0131dayd\u0131.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p style=\"text-align: justify;\">Foucault bu yeni disiplin toplumunu a\u00e7\u0131klamak i\u00e7in Panoptikon metaforunu kullan\u0131r. Panoptikon, gardiyanlar\u0131n t\u00fcm mahkumlar\u0131 s\u00fcrekli olarak g\u00f6rme\u00a0<em>olas\u0131l\u0131\u011f\u0131na<\/em>\u00a0sahip oldu\u011fu, ancak mahkumlar\u0131n kendilerinin ne zaman izlendi\u011fini bilmedi\u011fi dairesel bir hapishane modelidir. Bu s\u00fcrekli g\u00f6zetim ihtimali, mahkumlar\u0131n kendi kendilerini kontrol etmelerine yol a\u00e7ar. B\u00f6ylece iktidar, d\u0131\u015fsal bir zorlama olmaktan \u00e7\u0131k\u0131p bireylerin kendi i\u00e7lerine yerle\u015ftirdi\u011fi bir denetim mekanizmas\u0131na d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcr. Bu, Foucault&#8217;nun metaforunu tarihin tozlu sayfalar\u0131ndan \u00e7\u0131kar\u0131p g\u00fcn\u00fcm\u00fcz\u00fcn dijital g\u00f6zetim \u00e7a\u011f\u0131na ta\u015f\u0131r: Sosyal medya algoritmalar\u0131, ak\u0131ll\u0131 ev asistanlar\u0131 ve i\u015fyeri verimlilik yaz\u0131l\u0131mlar\u0131, bizi s\u00fcrekli izleyen bir gardiyana ihtiya\u00e7 duymadan, kendi kendimizin gardiyan\u0131 haline getiren modern Panoptikonlard\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p style=\"text-align: justify;\"><strong>Viktorya D\u00f6nemi Cinselli\u011fi Bast\u0131rmad\u0131, Aksine Onun Hakk\u0131nda Konu\u015fmaya Tak\u0131nt\u0131l\u0131yd\u0131<\/strong><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p style=\"text-align: justify;\">Foucault, cinselli\u011fe dair bir ba\u015fka yayg\u0131n kan\u0131ya daha meydan okur: Viktorya d\u00f6neminin cinselli\u011fi bask\u0131 alt\u0131na ald\u0131\u011f\u0131 ve susturdu\u011fu fikri.\u00a0<em>Cinselli\u011fin Tarihi<\/em>\u00a0adl\u0131 eserinde Foucault, bu d\u00f6nemin bir sessizlik \u00e7a\u011f\u0131 olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131, tam tersine &#8220;cinsellik \u00fczerine s\u00f6ylemlerde bir patlama&#8221; ya\u015fand\u0131\u011f\u0131n\u0131 savunur.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p style=\"text-align: justify;\">Peki bu neden \u00f6nemli? \u00c7\u00fcnk\u00fc Foucault&#8217;ya g\u00f6re bu konu\u015fma patlamas\u0131 \u00f6zg\u00fcrle\u015ftirici de\u011fildi. Aksine, cinselli\u011fin analiz edilmesi, s\u0131n\u0131fland\u0131r\u0131lmas\u0131 ve incelenmesi, onu iktidar ili\u015fkileri i\u00e7in merkezi bir &#8220;aktar\u0131m noktas\u0131&#8221; haline getirdi. T\u0131p, psikiyatri ve din gibi kurumlar, cinsellik hakk\u0131nda bir &#8220;bilim&#8221; yaratarak arzular\u0131 &#8220;normal&#8221; veya &#8220;patolojik&#8221;, &#8220;sa\u011fl\u0131kl\u0131&#8221; veya &#8220;sap\u0131k&#8221; olarak etiketleme g\u00fcc\u00fc kazand\u0131. Bu sayede toplumsal kontrol, en mahrem d\u00fczeyde, bireylerin kendi arzular\u0131 \u00fczerinden i\u00e7selle\u015ftirildi.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p style=\"text-align: justify;\">Bu nedenle, modern end\u00fcstriyel toplumlar\u0131n artan bir cinsel bask\u0131 \u00e7a\u011f\u0131 ba\u015flatt\u0131\u011f\u0131 hipotezini terk etmeliyiz.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p style=\"text-align: justify;\"><strong>Orijinali Olmayan Kopyalar\u0131n D\u00fcnyas\u0131nda Ya\u015f\u0131yoruz<\/strong><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p style=\"text-align: justify;\">Postmodern d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrler Jean Baudrillard ve Fredric Jameson, bizi ger\u00e7ekli\u011fin kendisinin sorguland\u0131\u011f\u0131 bir d\u00fcnyaya g\u00f6t\u00fcr\u00fcr. Onlara g\u00f6re, art\u0131k &#8220;ger\u00e7eklik&#8221; ile onun temsili aras\u0131ndaki ayr\u0131m\u0131n ortadan kalkt\u0131\u011f\u0131 bir &#8220;hiperger\u00e7eklik&#8221; \u00e7a\u011f\u0131nda ya\u015f\u0131yoruz.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p style=\"text-align: justify;\">Bu d\u00fcnyan\u0131n temel unsurlar\u0131ndan biri\u00a0<strong>sim\u00fclakrum<\/strong>dur. Jameson, sim\u00fclakrumu &#8220;hi\u00e7bir zaman orijinali var olmam\u0131\u015f \u00f6zde\u015f kopya&#8221; olarak tan\u0131mlar. Yani sim\u00fclakrum, ger\u00e7e\u011fi taklit eden bir kopya de\u011fil, art\u0131k taklit edecek bir &#8216;ger\u00e7ek&#8217; kalmad\u0131\u011f\u0131nda kendi ba\u015f\u0131na bir ger\u00e7eklik haline gelen bir kopyad\u0131r. Bunun en bilinen \u00f6rne\u011fi, Andy Warhol&#8217;un Campbell \u00e7orba kutusu tablolar\u0131d\u0131r. Warhol bu tablolar\u0131 ger\u00e7ek bir \u00e7orba kutusuna bakarak de\u011fil, \u00e7orba kutusunun bir foto\u011fraf\u0131na bakarak yapm\u0131\u015ft\u0131r. Burada kopya, orijinalinden de\u011fil, ba\u015fka bir kopyadan t\u00fcretilmi\u015ftir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p style=\"text-align: justify;\">Baudrillard ise bu durumu, &#8220;televizyonun hayata, hayat\u0131n da televizyona kar\u0131\u015fmas\u0131&#8221; olarak tan\u0131mlad\u0131\u011f\u0131\u00a0<strong>hiperger\u00e7eklik<\/strong>\u00a0kavram\u0131yla a\u00e7\u0131klar. Bu durumda, medyan\u0131n yaratt\u0131\u011f\u0131 temsiller ve sim\u00fclasyonlar, referans ald\u0131klar\u0131 ger\u00e7eklikten daha &#8220;ger\u00e7ek&#8221; hale gelir. Baudrillard&#8217;\u0131n bu fikri, Instagram &#8216;influencer&#8217;lar\u0131n\u0131n sponsorlu bir tatil k\u00f6y\u00fcnde &#8216;otantik&#8217; bir deneyim ya\u015fad\u0131\u011f\u0131, asl\u0131nda y\u00fczlerce poz aras\u0131ndan se\u00e7ilmi\u015f tek bir kareye s\u0131k\u0131\u015ft\u0131r\u0131lm\u0131\u015f hayatlar i\u00e7in yaz\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Ya da, senaryolu &#8216;reality TV&#8217; \u015fovlar\u0131n\u0131n ger\u00e7ek ili\u015fki dramalar\u0131ndan daha &#8216;ger\u00e7ek&#8217; hissedildi\u011fi, deepfake videolar\u0131n ger\u00e7e\u011fi kurgudan ay\u0131rt edilemez k\u0131ld\u0131\u011f\u0131 bir d\u00fcnyada, Baudrillard&#8217;\u0131n hiperger\u00e7ekli\u011fi art\u0131k bir teori de\u011fil, g\u00fcnl\u00fck deneyimimizin ta kendisidir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p style=\"text-align: justify;\"><strong>Toplama Kamp\u0131 Tarihsel Bir Anomali De\u011fil, Modern Siyasetin Gizli Modelidir<\/strong><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p style=\"text-align: justify;\">Postyap\u0131salc\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr Giorgio Agamben, belki de en sars\u0131c\u0131 ve rahats\u0131z edici fikri ortaya atar. Agamben&#8217;e g\u00f6re Nazi toplama kamp\u0131, tarihin karanl\u0131k bir parantezi veya tekil bir anomali de\u011fil, t\u00fcm modern siyasetin gizli paradigmas\u0131, yani temel modelidir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p style=\"text-align: justify;\">Bu arg\u00fcman\u0131 anlamak i\u00e7in iki temel kavram\u0131 bilmek gerekir:<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p style=\"text-align: justify;\">\u2022\u00a0Agamben&#8217;in anahtar kavramlar\u0131ndan biri, bireyin t\u00fcm siyasi ve yasal haklar\u0131ndan soyutlanm\u0131\u015f, salt biyolojik varolu\u015funu ifade eden\u00a0<strong>\u00c7\u0131plak Hayat<\/strong>&#8216;t\u0131r (orijinali\u00a0<em>bare life<\/em>).<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p style=\"text-align: justify;\">\u2022\u00a0Di\u011feri ise hukukun ask\u0131ya al\u0131nd\u0131\u011f\u0131 ve egemen g\u00fcc\u00fcn ya\u015fam ve \u00f6l\u00fcm \u00fczerinde mutlak karar yetkisine sahip oldu\u011fu bir alan olan\u00a0<strong>\u0130stisna H\u00e2li<\/strong>&#8216;dir (orijinali\u00a0<em>state of exception<\/em>).<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p style=\"text-align: justify;\">Agamben&#8217;e g\u00f6re toplama kamp\u0131, bu kavramlar\u0131n v\u00fccut buldu\u011fu nihai yerdir. Kampta,\u00a0<em>homo sacer<\/em>\u00a0(kutsal insan) olarak tan\u0131mlanan Yahudiler gibi gruplar, \u00c7\u0131plak Hayat&#8217;a indirgenmi\u015fti.\u00a0<em>Homo sacer<\/em>, &#8220;\u00f6ld\u00fcr\u00fclebilen ama kurban edilemeyen&#8221; ki\u015fidir ve onu \u00f6ld\u00fcrmek cinayet say\u0131lmaz. \u00c7\u00fcnk\u00fc bu ki\u015fi, istisna h\u00e2li arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla yasan\u0131n ve siyasi toplumun tamamen d\u0131\u015f\u0131na \u00e7\u0131kar\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p style=\"text-align: justify;\">Ancak Agamben&#8217;in arg\u00fcman\u0131n\u0131n en \u00e7arp\u0131c\u0131 k\u0131sm\u0131 \u015fudur: Toplama kamp\u0131n\u0131n mant\u0131\u011f\u0131 tarihte kalmam\u0131\u015ft\u0131r. Aksine, bu mant\u0131k, m\u00fclteciler, vatans\u0131zlar veya Guantanamo K\u00f6rfezi&#8217;ndeki tutuklular gibi belirli insan kategorilerinin normal yasalar\u0131n ge\u00e7erli olmad\u0131\u011f\u0131 istisnai alanlara yerle\u015ftirildi\u011fi modern siyasetin i\u00e7ine s\u0131zmaktad\u0131r. Kamp, Agamben&#8217;in uyard\u0131\u011f\u0131 gibi, modern siyasetin gizli modeli haline gelmektedir.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p style=\"text-align: justify;\">\u2026i\u00e7inde h\u00e2l\u00e2 ya\u015fad\u0131\u011f\u0131m\u0131z siyasi alan\u0131n gizli matrisi ve nomosu.<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p style=\"text-align: justify;\">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;<\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p style=\"text-align: justify;\"><strong>Zihinsel Haritalar\u0131m\u0131z\u0131 Yeniden Cizmek<\/strong><\/p>\r\n\r\n\r\n\r\n<p style=\"text-align: justify;\">Modern sosyal teoriden gelen bu be\u015f fikir, sadece akademik tart\u0131\u015fmalar de\u011fil, d\u00fcnyaya dair en temel anlay\u0131\u015flar\u0131m\u0131z\u0131 sarsan g\u00fc\u00e7l\u00fc ara\u00e7lard\u0131r. Dildeki gizli yap\u0131lar\u0131, iktidar\u0131n incelikli mekanizmalar\u0131n\u0131 ve ger\u00e7ekli\u011fin kaygan zeminini g\u00f6rmemizi sa\u011flarlar. Bizi, bildi\u011fimizi sand\u0131\u011f\u0131m\u0131z \u015feyleri yeniden d\u00fc\u015f\u00fcnmeye ve varsay\u0131mlar\u0131m\u0131z\u0131 sorgulamaya davet ederler. E\u011fer bu d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrler hakl\u0131ysa, &#8220;ger\u00e7eklik&#8221; dedi\u011fimiz \u015feyin ne kadar\u0131 bize anlat\u0131lan bir hikayedir ve bir sonraki b\u00f6l\u00fcm\u00fc kimin yazma hakk\u0131 vard\u0131r?<\/p>\r\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>Ger\u00e7ekli\u011fe Dair Varsay\u0131mlar\u0131m\u0131z\u0131 Sarsmak Co\u011fumuz kendimizi, kendi hayatlar\u0131m\u0131z\u0131 \u00f6zg\u00fcrce \u015fekillendiren ve d\u00fcnyay\u0131 nesnel bir \u015fekilde anlayan rasyonel bireyler olarak g\u00f6r\u00fcr\u00fcz. Peki ya bu temel varsay\u0131mlar\u0131m\u0131z, g\u00f6r\u00fcnd\u00fckleri kadar sa\u011flam de\u011filse? 20. y\u00fczy\u0131l sosyal teorisi, dil, iktidar, tarih ve ger\u00e7ekli\u011fin do\u011fas\u0131na dair en temel inan\u00e7lar\u0131m\u0131za meydan okuyan, sezgilere ayk\u0131r\u0131 ve sars\u0131c\u0131 fikirlerle doludur. Bu yaz\u0131da, yap\u0131salc\u0131l\u0131ktan postyap\u0131salc\u0131l\u0131\u011fa [&hellip;]<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":0,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[3],"tags":[],"class_list":["post-85","post","type-post","status-publish","format-standard","hentry","category-kavramlarkuramlar"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/sosyolojikalan.com\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts\/85","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/sosyolojikalan.com\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/sosyolojikalan.com\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/sosyolojikalan.com\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/sosyolojikalan.com\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Fcomments&post=85"}],"version-history":[{"count":2,"href":"https:\/\/sosyolojikalan.com\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts\/85\/revisions"}],"predecessor-version":[{"id":178,"href":"https:\/\/sosyolojikalan.com\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts\/85\/revisions\/178"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/sosyolojikalan.com\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Fmedia&parent=85"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/sosyolojikalan.com\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Fcategories&post=85"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/sosyolojikalan.com\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Ftags&post=85"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}